Çocuk Uzmanlarından…
Atatürk o gün genel sekreterine “Çocukluk ne güzel şey..” deyip şunları ekler: “Çocuklar ne güzel, ne tatlı yaratıklar değil mi? En çok hoşuma giden halleri nedir bilir misin? Riyakarlık bilmemeleri, bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamaları.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Yazının devamını okuyun »
Anaokulu Çocuğa Neler Kazandırır
|
|
||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||
BUNLARA DİKKAT EDELİM
Bunlara dikkat edelim
Her çocuğun dil ve motor gelişimi açısından, her biri !normal ! aralıkta yer alan, kendine has bir hızı vardır. Ancak çeşitli gecikmeler bazı sorunların belirtisi olabileceğinden bunlara dikkat etmelisiniz.
Çocuğunuz şunlardan herhangi birini yapmıyorsa doktorunuza danışmakta tereddüt etmeyiniz:
Giderek artan sayıda kelimeden oluşan cümleler kurmuyor veya cümlelerle konuşmuyorsa;
Bu yılın sonunda söylediklerinin çoğunu sizin dışınızdaki insanlar anlamıyorsa;
Hayali oyun veya taklit oyunları oynamıyorsa;
Başkalarıyla birlikte oynamaya ve paylaşmaya başlamadıysa;
Dördüncü doğum gününde tuvalet eğitimini tamamlamadıysa.
Çocuğunuz şunlardan herhangi birini yapmıyorsa doktorunuza danışmakta tereddüt etmeyiniz
BESLENME , UYKU , OYUN
Beslenme
Bazı okul öncesi çocukları soğandan, pastırmaya kadar her şeyi afiyetle yiyebilirken, bazıları da koku ve baharatlara karşı çok hassas olabilmekte ve bir yiyeceğin sadece kokusu veya dokusu bile kusmalarına neden olabilmektedir. Her iki halde de, bu yaştaki çocukların büyük çoğunluğu sürekli aynı şeyi yemek istemektedir.
Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı ve diş sağlığı açısından çocuğunuzun şeker tüketimini kısıtlamalısınız. Ancak bu, diyabet gibi özel bir hastalığı olmadığı sürece, şeker yerine tatlandırıcıları ve tatlandırıcı içeren gıdaları tercih etmeniz anlamına da gelmemektedir.
Kemik ve diş sağlığı açısından yeterli ölçüde kalsiyum (süt ve süt ürünleri), sağlıklı bir büyümeyi sağlayacak vitamin ve proteinlerin de (meyve, sebze, et, baklagiller) çocuğa sunulmasına özen gösterilmelidir. Okul öncesi çocuklar öğün aralarında atıştırma ihtiyacı duyarlar. Bu nedenle havuç, salatalık, elma, peynir, meyve kurusu gibi atıştırabileceği sağlıklı yiyecekleri hazırda bulundurmakta fayda vardır. 3 yaş çocukları hemen hemen her şeyi yiyecek olgunlukta olsalar da, tıkanma tehlikesinin halen mevcut olduğunu unutmamalısınız.
Çocuğunuz iyi besleniyorsa ilave vitamine ihtiyacı olmayacaktır. Ancak yeterli beslenmediğini düşünüyorsanız, vitamin desteği konusunda doktorunuza danışabilirsiniz.
Uyku
Yeteri kadar uyumak okul öncesi çocuklarının ve sizin ruh haliniz açısından çok önemlidir! Bazı 3 yaş çocukları gündüz uykusunu bıraksa da, çoğu gün içinde ve genellikle de öğlen saatlerinde bir kez, yaklaşık bir saat süreyle gündüz uykusuna devam ederler. 3 yaşında tipik olarak günlük toplam 12 saat olan uyku süresi yavaş yavaş azalarak, 4 yaş civarında 11 saate düşer (gündüz uykusu kalkar).
Oyun
3 yaşındaki çocuklar için oyun, başkalarıyla karşılıklı iletişim ve basit kurallara uyma gibi yeni sosyal becerilerin kazanılmasında çok önemli bir araçtır.
Tuvalet kağıdı ruloları, karton kutular gibi basit ev atıklarını şekillendirmek, sayma, neden-sonuç ilişkisi ve problem çözme yeteneği açısından büyük katkılar sağlayacaktır. Ayrıca sıradan nesneler için yeni kullanım alanları bulmak yaratıcı düşünmeye teşvik edecektir.
3-4 yaş arasında çocuklar oyun konusunda önemli bir basamak atlarlar. Artık paralel oyun yerine, diğer çocuklarla karşılıklı iletişim içinde oynamayı tercih ederler. Diğer çocuklarla taklit oyunları oynarken işbirliği kurma ve paylaşma gibi önemli kavramları öğrenirler. Rol canlandırma da oyunları da okul öncesi çocukların yetişkinlerin dünyasını daha iyi anlamalarına yardımcı olur.
Oyun çocukların duygularını dışa vurmalarına da yardımcı olur. Okul öncesi çocuklar oyunlarında genellikle evde yaşanan sahneleri canlandırırlar. Bu canlandırmalarda, size, sizinle ilişkisine ve sizin eşinizle aranızdaki ilişkiye bakış açısını gösteren ipuçları da bulabilirsiniz! Onun oyunlarına katılmanız da son derece önemlidir. Örneğin oyuncak bardağı bebeğin ağzına götürerek, bir çay partisi yapmayı teklif ederseniz, devamını o getirecektir!
Çocuğunuzun çabalarını takdir etmeniz ve eserlerini (buzdolabının üzerinde veya çerçeve ile duvara asarak, vb.) Sergilemeniz de çok önemlidir.
İLİŞKİLER VE DUYGULAR
İlişkiler ve Duygular
3 yaş civarında çocuğunuz size daha az bağımlı hale gelecektir. Bu kendisini daha güvenli hissettiğini ve kimlik duygusunun geliştiğini gösteren olumlu bir işarettir. Örneğin artık başka çocuklarla yan yana oynamak yerine (paralel oyun), onlarla birlikte oynamaktan büyük zevk alacaktır. Ve tabii ki bu yaştaki çocuklar sizden yardım almadan ya da çok az yardım alarak, kendi başlarına konuşabilir, yürüyebilir, yemek yiyebilir, çiş/kakasını yapabilirler ve dört yaş civarında da kendi kendine giyip soyunabilir, sizin gözetiminizde dişlerini fırçalayabilir ve kendisi için basit yiyecekler hazırlayabilir. Gene de panik yapmayın! Bağımsızlığındaki bu gelişmeye rağmen, henüz çantasını toparlayıp okul yoluna düşmesine daha çok zaman var. Bu yaşta bağımsız olma isteği ile anne-babanın kucağına sığınma isteği arasında sürekli bir gel-git yaşanacaktır. Bu dönemde ayrılıkları mümkün olduğunca kolaylaştırmaya gayret etmeniz, saha sonraki zamanlarda yaşayacağınız ayrılıkları da kolaylaştıracaktır.
Çocuğunuzun bağımsızlığını desteklemek ve gelişimine yardımcı olmak üzere yapmanız gereken şey çok açık: bağımsızlığını teşvik etmek! Dolayısıyla çocuğunuzun halledebileceği şeyleri kendisinin halletmesine ve yeni şeyleri denemesine izin verin. Örneğin arkadaşıyla çatıştığında ya da bisiklet kullanmayı öğrenirken veya merdiven çıkarken müdahale etme isteğinize hakim olun. Sizin ?halledivermeniz? size olan bağımlılığını besleyecek ve çocuğunuzun kendine olan güvenini azaltacaktır.
Öte yandan gelişimine uygun zorluklarını aşmasını beklemeli, gelişim düzeyinin elvermediği şeyleri yapmaya çalışarak başarısızlığa uğramasına ve kendine güveninin azalmasını da neden olmamalısınız. Örneğin düğmeleri açmasını sabırla bekleyebilirsiniz, ancak düğmeleri iliklemesini umarak başarısızlığa uğramasını beklememelisiniz. Evet anne-babalığın zor yanı da bu zaten: onu beslemek, desteklemek, korumak ve yönlendirmek ile denemesine, keşfetmesine, bağımsız ve kendine has bir birey olarak gelişmesine imkan sağlamak arasındaki hassas dengeyi bulmak!
Başkalarıyla birlikte olduğunuz ortamlarda da çocuğunuza bağımsız bir birey muamelesi yapmaya özen göstermelisiniz. Örneğin kreş arkadaşlarını eve davet edebilirsiniz. Evini, ailesini, oyuncaklarını gösterebilmek çocuğun özgüveni açısından son derece faydalıdır. Bunun için evinizin lüks eşyalarla, pahalı oyuncaklarla dolu olması gerekmez. Gereken tek şey sıcak bir karşılama ve ev sahipliğidir.
Çocuğunuzun istek ve tercihlerine saygı göstermek de onun bağımsızlık duygusunu güçlendirecektir. Örneğin istemiyorsa, akrabalar veya arkadaşlarınıza sarılması için ısrar etmemeli, duygularını ne şekilde ve ne zaman ifade edeceği konusundaki kararı ona bırakmalısınız.
DİL GELİŞİMİ
Zihinsel gelişim/Dil gelişimi
3 yaşında bir çocuğun kelime hazinesi yaklaşık 300-500 kelimeden oluşur. Üç ile beş kelimeden oluşan cümleler kurabilir ve artık bazı kelimeleri doğru telaffuz edemese de, söylediği şeylerin çoğunun yabancı biri tarafından dahi anlaşılır hale gelmiş olması beklenir. Ben, sen, o, biz, siz gibi zamirleri de öğrendikten sonra, sizi sürekli bir soru yağmuruna tutacağı yeni bir döneme de girmiş olacaksınız!
Çocuğunuz sürekli, durmaksızın konuşuyor gibi mi geliyor size? Bu onun yeni kelimeler öğrenme, bunları kullanma ve bunlarla düşünmeye başlama sürecinin önemli bir unsurudur. Bu dönemde bazı harfleri doğru telaffuz edemeyebilir. Örneğin ?r? harfi yerine (örneğin ?para? yerine ?pava? gibi) ?v? harfini, ?k? harfi yerine ?t? harfinin (örneğin ?kedi? yerine ?tedi? gibi) kullanıldığı yaygın olarak görülmektedir. 5 yaşından sonra da devam etmediği müddetçe kaygı uyandıracak bir durum değildir. Öte yandan bu dönemde belli ölçüde kekeleme görülmesi de normaldir. Çocuğunuz dil gelişimi açısından büyük bir aşama kaydetmek üzere olduğundan, kelimeleri bir araya getirmesi bazen güç olabilmektedir. Hızla gelişen beyni doğru kelimeleri doğru yere yerleştirmeye çalışmaktadır. Bu süreçte ilk kelimeyi veya ilk heceyi (sadece ilk harfi değil) peşpeşe defalarca tekrarlaması mümkündür. Birçok aile bu durumu kekeleme olarak adlandırmaktadır, ancak genellikle hiçbir müdahaleye gerek kalmaksızın, 5 ya da 6 yaşında kendiliğinden kaybolmaktadır.
Çocuğunuzun dil gelişimini desteklemek açısından en faydalı yöntem bol bol kitap okumaktır. Kitap okumak hem yeni kelimeler öğrenmesini sağlayacak, hem de resimlerle kelimeleri ilişkilendirmeyi öğrenecektir. Aynı şekilde onunla konuşmak ve onu dinlemek de çok etkili olacaktır. Yemek, uyku öncesi ve otomobilde geçirilen süreleri onunla birebir konuşmak ve onu gerçekten dinlemek için birer fırsat olarak değerlendirmelisiniz. Herhangi birşey için hangi kelimeyi kullanacağını bilmediği zaman büyük ihtimalle ?bu ne? diye soracaktır. Bu sorularını cevaplandırırken onun kelime hazinesine yeni katkılar yapabilirsiniz. Örneğin çiçeklere bakarak ?güzel çiçekler? dediğinde ?evet, bu pembe çiçekler çok güzel kokuyor? şeklinde bir cevap vererek onun söylediklerini genişletebilir ve ilaveler yapabilirsiniz. O anda gözüyle görmediği şeyleri ya da olayları tanımlamasını da isteyebilirsiniz. Örneğin rüyasında bir cadı gördüğünü söylediğinde, cadı büyük müydü, küçük müydü, ne giymişti, ne yapıyordu, konuştu mu, gibi sorular sorabilirsiniz. Bu konuşma iki amaca hizmet edecektir: hem korkularını ve duygularını ifade etmiş olacaktır, hem de kelime hazinesi zenginleşecektir.
3 yaşını henüz dolduran çocuklar bazı renkleri tanır ve zaman içinde bu konuda daha da ilerleme kaydederler. 4 yaş civarında ise bazı harfleri ve rakamları tanımaya başlarlar ve hatta bazı çocuklar bunları yazmaya da çalışır.
3 yaş çocuklarının çoğu daire çizmeyi başarır ve düz çizgiler çizmeyi de öğrenmeye başlarlar. Oldukça kabataslak, çok az ayrıntı içeren insan resimleri çizmeye de çalışırlar. İlerleyen dönemlerde bu resimler daha fazla ayrıntı kazanacak ve daha fazla vücut organı eklenecektir.
Sevdiği öykülerin tekrar tekrar ve hiçbir kelimesinin değiştirilmeden okunmasından hoşlanırlar. Kitaptaki resimlere bakarak öyküler anlatabilirler. 2-3 nesneyi sayabilirler. Nesneler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ilgilerini çeker.
BÜYÜME VE GELİŞME
BÜYÜME ve GELİŞİM
Motor becerileri ve koordinasyon
Çocuk büyüdükçe daha fazla işi kendi kendine yapabilecek ve yapmak isteyecektir. Okul öncesi çağdaki çocuğunuzun giderek bağımsızlaşmasını izlemek size hafif buruk bir mutluluk verse de, öz bakım becerilerini kazanması hem sosyal hem de kişilik gelişimi açısından son derece önemlidir.
Çocuğunuz 4 yaşına geldiğinde çatal ve kaşığı yetişkinler gibi kullanabiliyor olmalı. Hatta biraz destek ve yönlendirme ile bıçak kullanmayı dahi öğrenebilir. Ayrıca artık yemekle ilgili görgü kurallarını öğretmeye de başlayabilirsiniz!
Okul öncesi çocukları kendi kendilerine giyinebilecek ve soyunabilecek düzeye ulaşmıştır. Düğmeleri kolaylıkla açsalar da, iliklemeyi öğrenmeleri için biraz daha zaman gerekecektir. Muhtemelen bu yılın sonlarında düğme iliklemeyi de başarmış olacaklardır. Bu yaştaki çocuklar ayakkabılarını da kendileri giyebilirler ancak bağcık bağlayamazlar. Yapışkan bantlı ayakkabıları ise rahatlıkla giyip, bantlarını kapatabilirler.
3-4 yaş arasında diş fırçası kullanmakta oldukça ustalaşırlar ancak yine de gözetiminizin devam etmesi gereklidir. Diş fırçasını tutmak ve dişlerin üzerinde dairesel hareketlerle dolaştırmak güçlü bir koordinasyon gerektirir. Ancak yine de kendini bağımsız ve yetişkin biri gibi hissetmesi ve hayat boyu sürecek sağlıklı bir alışkanlığı kazanması için kendi dişlerini fırçalamasına izin verin. Bir kısmını yutacağından, diş macununu çok küçük miktarda kullanmasına özen gösterin. Diş macununun sürekli olarak yutulması vücutta flor birikimine neden olur ve fazla flor sağlık açısından zararlıdır.
Çocukların çoğu 3 yaşın içinde tuvalet eğitimini tamamlamış olur, ancak bazı çocukların hazır olması 4 yaşını bulabilmektedir. Henüz çocuğunuz bu aşamaya gelmediyse, tuvalet eğitiminde fiziksel olarak hazır olmak yanında, çocuğunuzun bilinçli olarak buna karar vermesinin de önemli olduğunu unutmayın!
Hareket kabiliyeti önemli ölçüde artacaktır. Üç pedallı bisiklet kullanmak, atlamak ve zıplamanın yanında tek ayak üstünde birkaç saniye boyunca dengesini kaybetmeden durabilecektir. Ayrıca merdivenleri yetişkinler gibi, yani her basamakta ayak değiştirerek çıkacaktır.
Her çocuk mutlaka anaokuluna gitmeli midir? Eğer gidemiyorsa anne-baba neler yapmalıdır?
3 yaşından itibaren her çocuğun anaokuluna gitmesi önerilmektedir. Ülkemizde bir çok devlet okulunun anasınıfı mevcuttur ve her geçen gün de yaygınlaşmaktadır. Ancak çevresinde anaokulu bulunmayan ailelerin okul öncesi döneme ait çocuk yayınlarını takip etmelerinde yarar vardır. Anaokulları için üretilen ünite dergileri veya kavram öğreten ve bir çok beceriyi geliştiren bir çok yayın mevcuttur. Bunları takip edip günlük bir program dahilinde çocukların masa başında çalışmaya alıştırılmaları, el becerilerinin geliştirilmesi ve mümkün olduğunca yaşıtlarıyla bir arada oyun oynama olanağı sağlanması gerekmektedir. Ayrıca çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda anne-babalar için hazırlanmış yayınların okunması, anne-babalara çocuğun eğitimi sırasında ortaya çıkabilecek olası problemlerle baş etme becerisi kazandıracaktır.
Kreş ve Çocuk
Çocukların yeni ortamlara uyum yeteneği çok yüksektir.
Bu yeteneğin anne, baba tarafından engellenmemesi gerekir.
Ailelerin çocuklarını kreşe başlatma kararı verdiğinde önce kendilerinin buna gerçekten hazır olması gerekir.bu kararlarından emin olması gerekir.
Kreşe başlamadan önce okul hakkında çocukla bol bol konuşmak gerekir.
Neden Kreş ve Anaokulları?
Anaokulu çocuğun yaşamındaki ilk gerçek sosyal deneyimdir. Çocuğun merkez olduğu ve tüm ilginin üzerinde olduğu bir ortamdan uzaklaşıp ilgiyi, sevgiyi paylaştığı, bir düzen içinde grup halinde hareket ettiği, beklemeyi, sabretmeyi öğrendiği, tüm ihtiyaçlarını karşılaması için desteklendiği ilk ortamdır.
Çocuk yuvaya giderek öncelikle düzen öğrenir. Her gün aynı saatte kalkıp, aynı düzen içinde okuluna gitmektedir. Bu ev yaşamında da düzen sağlar. Belirli bir saatte yatmayı, düzenli olarak kahvaltı etmeyi öğrenir. Düzenli ve sürekli arkadaşlıkları olur.
Yazının devamını okuyun »

